Sevmek; sadece sevmek mi?
Başlık biraz garip oldu ama olsun. Böyle uzun süre yazmayıp birden yazınca güzel oluyor. Umarım sıkılmazsınız okurken. Gündemden başlıklar yazmak yerine böyle ayda bir tek bi konuda yazmak daha hoşuma gidiyor. Birgün yazar falan olursam o zamanlara saklıyorum asıl yazıları. :) Konu sevmek; nedir bu sevmek? Aslında bu konu hakkında yazılacak şeyler ne bu bloga sığar, ne bir başka yere. Ama tabiki ben kendi penceremden yazıcam sevmeyi.
O kadar çok yönü varki bu duygunun. Mesela sevgi duyulan kişiye göre farklılık gösterir. Bir aile bireyine duyduğun sevgiyle, bir sevgiliye duyulan sevgi aynı değildir, yada bir Allah sevgisi. Hepsine birden dalarsak çıkamayız gibime geldi. Biz en iyisi bizi asıl ilgilendiren kesimiyle girelim yazıya. Ve tabiki karşı cinse duyulan sevgi yani aşk. Şimdi konu içinden konu çıktı aslında bu konuyada satırlar sığmaz. Olsun be yazalım içimizden geleni. Zaten kaç kişi baştan sona okuyacak. :)
Günümüzde o kadar çok insan birbirini seviyor ki; neyin kimi ne için ne yönde sevdiği belli değil. Bahsettiğimiz aşk aslında nasıl birşey bence seviyorum diyenin yüzde sekseni bilmiyor bu duyguyu. Ben kendi açımdan bakayım. Zaten bu kız milleti pek anlamıyor bu işlerden. :) Erkek tarafından bakalım; bir kız sevilir, ilgi duyulur eğer elektrik varsa zaten olay orda başlar. Genelde bu tür durumlarda aşk denen olay hemen çıkmıyor ortaya. Bikere kızın erkeği bi aldatması, yada ayrılmaları gerekir. İşte acılı hikaye tam burda başlar. Aşk diyince nedense aklımıza Aslı’yla Kerem, yada Leyla’yla Mecnun gelmiyor. En azından benim aklıma gelmez yani. Genelde aşklar sancılı olur. Şiirler yazarsın şarkılar dinlersin her şarkıda her köşede o gelir aklına. Kısacası platonik aşk yani. Yaşamayan varmıdır bu duyguyu acaba. Ben sanmıyorum inanın herkes yaşamıştır. Ben yaşadım arkadaş yalan yok.
Bi söz vardır biyerde okumuştum hatırladığım kadarıyla; “S.kilmiş yüreklerden şair, uykusuz gecelerden şiirler doğar.” Evet biraz argo oldu ama bu söz çok hoşuma gidiyor. Aşkın herhalde en basit yorumudur. Bazıları çok küçümser bu aşk denilen olayı. Genelde yaşayan eziktir hassastır. Bir arkadaşına gidip söylese durumu emin yani dalga geçilecek. Bu yüzden genelde içerde yaşanır. Ve bir insanın herhangi bir duyguyu içinde yaşaması kadar kötü bir durum yoktur. İçinde gereksiz büyür büyür ve patlar. Bu yüzden size tavsiyem salın gitsin. Sevmek güzel birşey. Karşılık bile bulamıyosanız sevin. Çünkü aslında sevmek sadece “sevmek” değildir.
1989 yılında doğmuşum öyle diyolar. Çok küçük yaşta önüme televizyon gibi bişey koydular haa bide tuşları vardı:) Çok sevdim oda beni sevdi. Derken kendimi burda buldum. Yazıyorum çiziyorum ağzıma geleni sayıyorum. Sanırım ben blogger oldum. Hadi hayırlısı…