post Kategori Spor post Yorumlar (0) post29 Ağustos 2009

Sion takımını yenerek bir üst tura çıkan Fenerbahçe’nin bugün çekilen kuralar sonucu rakipleri belli oldu. Yeni statüsüyle eski UEFA yeni avrupa ligine katılmaya hak kazanan Fenerbahçe’nin rakipleri bana göre güçsüz. Bu gruptan çıkmakta zorluk çekmemesi gerekiyor. Buyrun rakipleri tanıyalım;

STEAU BÜKREŞ

Teknik direktörlüğünü Cristiano Bergodi’nin yaptığı Steaua Bükreş maçlarını 27 bin 500 kişilik Steaua Stadı’nda oynuyor. Romanya temsilcisi 1985-1986 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüler Kupası’nı kazanırken, UEFA Kupası’nda sadece yarı finale akdar gelebildi. 23 kez Romanya şampiyonu olan Steaua 20 kez de Romanya Kupası’nı kaldırdı. Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi ön elemelerinde Galatasaray’la eşleşen Bükreş ekibi, İstanbul’da sarı-kırmızlı ekiple 2-2 berabere kaldığı maçın rövanşında evinde aldığı 1-0′lık skorla Galatasaray’ı turnuvanın dışına itmişti.

TWENTE

Maçlarını 24 bin kişilik De Grolsch Veste Stadyumu’nda oynayan Twente’nin Hollanda Ligi’nde sadece 1 şampiyonluğu bulunuyor. Teknik direktörlüğünü bir dönem İngiltere Milli takımını da çalıştıran Steve McClaren’ın yaptığı Hollanda temsilcisinin Avrupa’daki tek başarısı 1975 yılında UEFA Kupası ikinciliği.

SHERIFF TIRASPOL

Teknik direktörlüğünü Leonid Koutchouk’nin yaptığı Sheriff maçlarını 14 bin 300 kişilik Sheriff Stadyumu’nda oynuyor. Tarihinde 9 kez lig şampiyonluğu bulunan Moldova temsilcisi 6 kez de Moldova Kupası’nı müzesine götürdü. Geçtiğimiz sezon Moldova Ligi’ni şampiyon oalrak tamamlayan Sheriff’in Avrupa kupalarında ise herhangi bir başarısı bulunmuyor.

post Kategori Spor post Yorumlar (0) post22 Ağustos 2009

Fenercell’den büyük tarife. Rakiplerine gönderme yaparak bir tarife çıkaran Fenerbahçe bu tarifesi ile çok konuşulacak. herkesin bildiği gibi Fenerbahçe Galatasarayı 6 kasımda 6-0 yenmişti. Efsane skor geri döndü sloganıyla Fenercell yeni bir tarife çıkardı. Tarifenin tanıtımı şu şekilde yapılmış.

Efsane Skor Geri Döndü!

Fenercell 6-0 Tarifesi´ne geç, ayda sadece 60 TL ödeyerek diğer operatörleri 750 dk, Fenercell´lileri, sabit hatları ve Avea´yı 6000dk hediye dakikalarınla ara.

Numaranı taşıyarak gel, sene sonunda kadar aylık ücret için 60TL değil sadece 49 TL öde!

Üstelik tüm yönleri dakikası 18,18 Kr üzerinden ara. Tarifeye ilk geçen 1000 kişiden biri ol 3 ay boyunca ayda 100MB internet erişim hakkına sahip ol.

Fenerbahçe’ye helal olsun reklamı sattırmayı çok iyi biliyor. Fenerbahçeliyim diye demiyorum Türkiye’de bu kadar klüpleşmeyi başaran bir takım daha yok (:

post Kategori Müzik post Yorumlar (0) post14 Ağustos 2009

3 yıldır yazdığım blogumda sanıyorum yazdığım en anlamlı yazı. yazıyı bu sefer satırlarca uzatmıcam. Şimdiye kadar yazdığım şarkıları ve şiirleri boşverin. Bunun artık bir anlamı var. Paylaşmak istedim.Gökhan Türkmen’in yorgun şarkısında geçen bir şiir.


Şimdi gidiyorsun!…

Git!

Oysa senden tek bir damla istemiştim

Sana kocaman bir deniz sunmak için…

Şimdi gidiyorsun!…

Git!

Ne zaman başladı bu hikaye

Anımsamak zor…

Gençtim

Hazırda fırtınalarım vardı dört nala sevdalarım…

Komazdı öyle üç-beş nöbetleri…

Geceler içimi acıtmazdı böyle…

Bir insan bu kadar eksilebilir mi!

Hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı

Bu şehrin biryerlerinde…

Düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona…

Gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin!…

O adam bendim unuttun mu!

Bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu!

Seni unutamadı!

İşin kolayına kaçmadım…

Uğruna ölmedim yani

Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep!

Sen bunu da bilmedin!…

Ben bir bakışına bin anlam yükledim!…

Sen aşka kestirmeden gittin!…

Bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma

Şimdi gidiyorsun!…

Ah bendim herşeyin

Hani sonsuz emelin

Şimdi yalnızlığınla nerelere gideyim

Bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden

Bütün ışıklarımı söndürüyorsun!…

Bu cehennem cinayetlerini işliyorsun

Sonra bunlara intihar süsü veriyorsun!…

Yazıklar olsun yazıklar olsun!!!

Susuyorsun susuyorum susacaklarım bitmiyor!…

Hani sen sevdiğini

Yarı yolda bırakacak kadar yüreksiz değildin

Hani sen bana kalmayı değil

Düşmemeyi öğretecektin nerdesin nerdesin!

Uzun lafın kısası yoktur

Anlatacağım çok şey var…

Hoyrat bir rüzgar gibi geldin…

Aklımı hayatımı dağıttın!…

Yani şimdi

Gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı!

Yani şimdi başkaları mı sevecek seni

Ben saçlarını okşadığım zaman

Ellerin öksüz kalırdı…

Şimdi gidiyorsun git!!!

Durunca dünya durunca

Hayat durunca anlar durunca

Ve ben bir karınca

Sevdim kararınca

Düştüm rüyalardan düşler kararınca

Ah bendim bebeğin

Hani essiz çiçeğin

Şimdi yalnızlığında nerelere gideyim

Kaç kez geçmiştim senin için canımdan

Gözümü kırpmazdım kan gitse yarımdan

Ve kimler gitmişti

Ah neler yanımdan, sen hep yanımdaydın

Daha başlamadan

Ah sendin dünyalar !

Ne gökler ne diyarlar

Şimdi yokluğunda büyüyor yalnızlıklar

Bir gece bitti düşüm aniden…

post Kategori Müzik post Yorumlar (1) post09 Ağustos 2009

Facebook hepimizin bildiği gibi, bir sosyal ağ. Ama bu aralar bir farklı özelliğini daha ortaya çıkarmaya başladı. video paylaşımları sayesinde birçok kişi ünlü oldu. Geçenlerde bir kızın sevgilisinden intikamının videosunu bütün haberlerde izlemiştik. şimdi ise profillerde paylaşılan bir isim var. “Hilal Turan” 4-5 adet gitarı ile amatör çekimi var. Gerçekten çok güzel bir sesi var. Vur kadehi ustam isimli şarkı videosu ile başladı ünü. Bu arada hilal kendine bir site yapmış. her kime yaptırdıysa bir an önce değiştirmesini diliyorum. Sitesi çok yavaş ve biçimsiz.İşte Hilal’in Sitesi. İşte Hilal turan videoları.

(daha fazla…)

post Kategori Bilim&Teknoloji post Yorumlar (0) post08 Ağustos 2009

Kısa bir aradan sonra herkese tekrardan merhaba. Bir süredir güncel yazılar yazamıyorum. Sanırım yoğun olduğumdan yada kısacası tembel olduğumdan diyebiliriz. Herkesinde bildiği gibi Türkiye’ye 3G teknoloji geldi. Yetkili firmalar cayır cayır çalışıyor. Şu an da sanırım reklam anlamında en önde giden Turkcell. Herkes 3G hakkında yazılar yazıyor. ben biraz farklısını yazayım dedim. 3G çok yeni bir teknoloji olduğu için özel hayatın biraz daha derinlerine inebiliyor. Mesela sevgilinizle 3G ile görüntülü konuşma yaparken ona bulunduğunuz ortamı yalansız söylemelisiniz. Yoksa kanıt isteyip sizi biraz üzebilir. Yada işe hastayım diye gitmediğinizde, patronunuz sizi arayanbilir. Bu olayı dünyada bir çok firma alay konusu edip, reklamlar çekiyor. Türkiye’de henüz senaryolu bir reklam filmi çekilmedi. Ama dünyanın çeşitli yerlerinde bu konu ele alınmış.
(daha fazla…)

post Kategori Spor post Yorumlar (2) post29 Temmuz 2009

Geçen hafta bildiğiniz gibi Ferrari pilotu massa macaristanda geçirdiği kaza sonucu hastanelik olmuştu. Kafasına aldığı darbe sonucu massa ağır bir şekilde yaralanmış ve bu sene sezonu kapattı. Ferraride raikonnen tek kaldı. Bu şekilde ferrari puan ve tabi para kaybedecek. 7 şampiyonluğu bulunan efsane pilot Michael Schumacher ferrarinin teklifini kabul etti. Geçici bir süre massa nın aracını Michael Schumacher kullanacak.

Michael Schumacher’in yarışlarını çocukken izlerdim. Çok iyi hatırlamıyorum ama F1′e heyecan veren çok önemli pilotlardan. direksiyon başına 23 Ağustos’da Valencia’da geçecek. O yarışı merakla bekliyorum gerçekten.Efsane bakalım ne kadar paslanmış (:

post Kategori Genel Haber, Spor post Yorumlar (0) post26 Temmuz 2009

Macaristan grand prix’inde sıralama turları yapıldığı sıralarda Massa milyarda bir olabilecek bir kaza sonucu şuan suni komada. Barichello aracından kopan suspansiyon parçası Massa’nın kaskına isabet etti. İsabet eden parça o an yaklaşık 250 km/h ile giden Massa’ya isabet edince kaskını parçalayıp kafa tasını çatlattı. Şuan hayati tehlikesi devam eden massa 48 saat daha suni komada kalacak. Gerçekten inanılmaz bir şanssızlık yaşadı. Önündeki araçla arasında 4 sn olduğunu düşünürsek o parçanın direk kaskına isabet etmesi gerçekten inanılmaz bir durum. Çarpmanın etkisiyle frenlemeyi yapamayan massa lastik bariyerlere çarpıp durabildi. geçen hafta f2 de araçtan fırlayan lastiğin bir pilota çarpması sonucu, pilot hayatını kaybetmişti. Umarız Massa bir an önce sağlığına kavuşur.

(daha fazla…)

post Kategori Oyun post Yorumlar (0) post

Bu yazıda bir oyun tanıtmak istedim. Spor oyunlarının çıkmasına az kala herkes sanırım FIFA ne PES bekliyor. AMa yarış oyunlarının durgun olduğu şu dönemlerde elle tutulan bir oyunun çıkmaması hız severleri sanırım kızdırmıştır. Need for speed cephesinde durumlar dahada vahim. Çıkardığı son 3 oyundanda istediği sonuçları alamayan oyun son oyuna çok iyi hazırlanmış gibi duruyor. Oyunun trailer larını izledim sanırım bu sefer gerçekten iyi bir iş çıkaracaklar. Oyun yine cadde yarışlarında geçiyor. Sokaklarda gezme sanırım olmayacak. Yeni bir özellik olarakda kokpit görünümü olacak. Daha önceki oyunlarda araca hasara çok önem verilmemişti. Shift’de ise bu eksiklik görülmüş olsa gerek. Gerçek bir hasar görünümü ve bunun yanında gerçek bir sesle oyunu oynuyoruz. Zaten videoları izleyince sizde durumu anlayacaksınız. Çıkış tarihi olarak bir çok oyunun çıkacağı eylül ayı gösteriliyor. Tam olarak 17 Eylül 2009 tarihinde oyun piyasada olacak.

(daha fazla…)

post Kategori Kişisel post Yorumlar (0) post25 Temmuz 2009

HaberTurk’ün blogunda rastladığım şiirle karışık bir yazıyı paylaşmak istedim. Bu tür yazıları severim. Okurken başka bir taraflara çekiyo beni. Hele birde balık burcu olup duygusal ve bir o kadar romantik biriysem (:

Kocaman bir sessizlikti yaşamlarımız,
çoğu zaman kimse birbirinin sesini duymadı,
aslında duyuyor dediklerimiz bile çok uzaktaydı…

Ben, bir tek sana sesleniyorum tüm gücümle ve şimdi duymanı istiyorum ne olur dur dinle…

Kaç mevsim sığar bir ömre yada bir ömür kaç mevsimliktir.?
Sen, yaşadığım en güzel dört mevsim, yüreğime ekip,
göz yaşlarımla beslediğim en büyük sevdasın.

Bazen kilometrelerce uzak, bazen aldığım nefes kadar yakınsın…

Uzak diyarlardan gelen sesinin merhabasıyla gelir konar yüreğime yaz mevsimi…

Engin denizlerin ortasında, yunuslarla yarışır, deniz kızlarıyla dertleşir bulurum kendimi.
Korkutmaz suların rengi ve derinliği, tıpkı sana duyduğum sevgi gibi..
Nice bir zaman sonra, dans ettiğim beyaz köpüklü dalgalar,
bilmediğim bir çölün kızgın kumlarına bırakır beni..
Kervanlarla yolculuk ederken bulurum kendimi..
Sen uçsuz bucaksız çöllerin ateş” den prensi ben gölgene ve sana muhtaç bir kum tanesi….
Bir an, bir Dua sesi getirir kendime beni…
Kurduğum hayal sona erer, gerçeğe dönüşür duygular, sen yoksun ,
yaşadığım hayal kırıklığıyla, hüzün yine kapımı çalar…
Gözlerimde dolu misali birikir yaşlar ve sen bilmezsin,
Yüreğime yağmurlar yağar…

Yağan yağmurlarla gelen sonbaharda , daracık bir patika yolunda yürür bulurum kendimi..
Ağaçlar yapraksız kalmış yine, sensiz ben gibi..
Üzerine basmaya kıyamadığım sarı, kırmızı yaprakların sesleri,
alır götürür geçmiş zamanlara beni…
Yeşile bürünmüş dallar, Alnina kondurduğum buseler,
heyecanla elime tutuşturduğum gül goncaları gelir aklıma…
Düşen bir dal parçasıyla boğazımda düğümlenir tarifsiz duygular ve gözlerimde birikir yaşlar , Yüreğime yeniden yağmurlar yağar…

Eteklerine kardelenler serpilmiş beyaz gelinliğiyle,
dört başı mağrur gelinlere benzeyen bir dağın zirvesindeyim şimdi..
Bir dağ başı yalnızlığı yaşıyor yüreğim… Dağ başı yalnızlığı ölümden beter…
Yumruklarımı sıkıyor, avazım çıktığı kadar bağırıyorum..
“SENİ ÇOK SEVİYORUM”
Sesimin yankısıyla çığlar düşüyor eteklerime… Yollarımda karlar, yollarımda kara yazım var.
Gel desem, gelemezsin…. Gel desen ayaklarımda buzdan prangalar….
Gözlerime hapsettiğim yaşlar,
Ve yüreğime yeniden yağmurlar yağar…

Tüm cömertliğiyle gelen bahar.. çağıldayan dereler, el ele dolaşan sevgililer,
bir yanda uçurtma kuyruğuna asılı kalmış çocuk sesleri, Taze bahar çiçekleri, çiğ taneleri, başımda eser kavak yelleri ve dilimde uzak diyarların sevda türküleri…

Mevsimler geliyor ve geçiyor hayatımdan…
Bir yarım hep eksik..Bir yanım hep sensiz kalıyor…
Görmüyorsun..!
Duymuyorsun..!
Yüreğime yağmurlar yağıyor…
Yağmurlar yüreğime ağlıyor,

SEN, BİLMİYORSUN

3-5 gündür sitem kapalı. Sayfam boş açılıyordu sürekli nedir ne değildir diye uğraşırken, siteme iframe virüsü girdiğini tespit ettim ve hemen 2.8.2 ye güncelledim. Bahaneyle Wp yenilenmiş oldu. Artık pırıl pırıl. Google beni filtrelediği günden bugüne sitemin yani blogumun pek tadı tuzu kalmadı. Öyle ki artık yazmak bile içimden gelmiyor. Arkadaşım Osman‘ın abisinin şömine sitesine google’da İstanbul şömine kelimesine seo yapıyoruz bakalım. Aslında bu yazıyı ona backlink alalım diye yazdım. Genelde böyle saçma şeyler yapmam ama arkadaş işte (: Neyse linkimizi verdik. Google’ın bizi çok sevmesi dileğiyle.